Vaaz Kategorileri
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi17
Bugün Toplam651
Toplam Ziyaret623592
Ramazan 2014
Site Haritası
Takvim
Vaaz Dokumanları

Karnesi Sağdan Verilenler

يَوْمَ نَدْعُو كُلَّ أُنَاسٍ بِإِمَامِهِمْ فَمَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ فَأُوْلَـئِكَ يَقْرَؤُونَ كِتَابَهُمْ وَلاَ يُظْلَمُونَ فَتِيلاً  [71]

71 - Kıyamet günü bütün insanları önderleriyle çağıracağız. O gün, kimin amel defteri sağ eline verilirse, işte onlar kitaplarını okuyacaklar ve en küçük bir haksızlığa uğratılmayacaklar.

Karnesi sağdan verilenler!

Türkiye’de 18 Haziran 2010 Cuma günü okullar tatile girdi. Burada da 30 Haziran itibari ile okullar tatile girecek.

Çocuklarımız tatile girerken, okullardan kendilerine birer karne verilecek….

Karne, sonuç demektir. Bir yıllık emeğin sonucunu, karne ile görür öğrenci.  Birçok imtihan sonucunda, karne alır her öğrenci. Diploma, lise / üniversite eğitimini tamamen bitirince alınır.

Tüm hocalar, öğrencilerini imtihan etmeden önce, imtihan edecekleri konular hakkında bilgi verirler. Önce konular işlenir, sonra konular hakkında imtihan edilir öğrenci. Tüm imtihanlar bitince karnesini, okul bitince de diplomasını alır her öğrenci.

Haziran ayında tüm öğrenciler karnelerini alıyorlar. Kimisi seviniyor kimisi üzülüyor. Bu hutbemde, her insanın mutlaka alacağı bir karneden bahsedeceğim. Bu karne okul karnesi değil.  

En büyük karne!

Büyüklerimiz, dünya hayatını tanımlarken, “İmtihan dünyası” diye tanımlarlar. İnsan, dünya da imtihan edilir. Bu imtihanlarda, bazen kolay sorular bazen zor sorular vardır. Hepsi imtihanın bir parçasıdır.

Ama benim imtihanım çok zor!” diye şikâyet edenlere benim tavsiyem, Peygamberlerin hayatlarını okumalarıdır.

“Keşke bununla imtihan edilmeseydim!” diyenler, imtihanı anlamamış demektir. Hangi öğretmen, yazılıdan önce soruları öğrencilere hazırlatır ki? Okullarda ki imtihanlarda bile soruları seçme özgürlüğümüz yok iken, hayat imtihanında soruları / sorunları seçme özgürlüğünü beklemeye hakkımız olur mu?

Dünya hayatı en büyük imtihandır. Hepimiz bu dünyaya imtihan edilmek için gönderildik. Bizleri imtihan eden Allah (cc), imtihan edileceğimiz kitabı da, kitabın hayata uygulama biçimini gösteren Peygamberimizi de (as) göndermiş. İmtihan kitabı

Her dersin bir kitabı vardır. Hayat dersinin de kitabı da Kuran’dır. Dünya imtihanında, sorumlu olduğumuz her şey kitabımızda mevcut. Öteki dünyada karnesini sol tarafından alanların, “Yarabbi ben bilmiyordum!” demeye hakkı olmayacak.

Karnesinde birçok zayıfı olan öğrenci, öğretmeni anlatmadığı yerlerden sorular sormuşsa, ona “Ama siz bize bu dersleri anlatmadınız!” demeye hakkı olabilir belki. Ancak öteki dünyada, bunu söylemeye kimsenin hakkı olmayacak. “Ben size Kuran gibi bir hayat kılavuzu göndermiştim” diyecek Allah (cc).

En güzel öğretmen     

Yaratıcı kullarına karşı o kadar merhametli ki, kitapta yazılı olanları, uygulama da sıkıntımız olur diye, birde örnek insan göndermiş. Peygamberimiz(as), Kuran’ın ete kemiği bürünmüş halidir.

“Kuran da yazılı olanları hayata nasıl uygulayacağımızı bilmiyorduk!” diye şikâyet etmeye niyetlenenlere, “Ben size Peygamber gönderdim. O’nu ve hayatını örnek alsaydınız!” denilecek.  

Rahman ve Rahim olan Allah (cc)

Rahmeti gazabını geçen Allah (cc), kullarını cennete almak için, birçok günahımı affedecek. “Ümmeti! Ümmeti!” diyerek ümmeti için şefaat dileyen Peygamberimiz (as), şefaat etmek için Allah’a dua edecek.

Bizler de Allah’ın (cc) rahmetine, Peygamberimizin (as) şefaatine nail olabilmek için çaba sarf etmek zorundayız.

Hangi konulardan sorumlu olacağız?

Öteki dünya da hepimize verilecek olan karnelerde, sorumlu olduğumuz derslerin bir kısmını hatırlatayım.

“Çocuklarınıza hangi marka cep telefonu alıp, ne kadar miras bıraktınız?” diye sorulmayacak. “İslam fıtratı üzerine doğup ellerinize teslim edilen çocuklarınızı, İslam ahlakıyla yetiştirdiniz mi?” diye sorulacak.

Karnelerimiz de, “Tarih dersini ne kadar ezberlediniz?” diye bir soru olmayacak. “Tarihin gidişatına etkiniz ne kadar oldu?” diye sorulacak.

Coğrafya dersinden aldığımız notlar sorulmayacak. İslam coğrafyasının acılarını yüreğimizde ne kadar hissettiğimiz sorulacak.

Beden eğitimi dersinden aldığımız notlar sorulmayacak. Bize emanet edilen bedene ne kadar sahip çıktığımız sorulacak. Bize emanet edilen bu bedenle nerelere gittiğimiz, neler yaptığımız sorulacak.

Din dersinde yaptığımız ezberler değil, bildiklerimizi hayatımıza ne kadar ve nasıl uyguladığımız sorulacak.

Biyoloji dersinden aldığımız notlar değil, doğaya ne kadar sahip çıktığımız sorulacak.

Kıyafetimizden değil, amel defterimizden aldığımız notlarla hesaba çekileceğiz.

Felsefe ezberlerimiz değil, aklımızı kullanıp kullanmadığımız sorgulanacak.

Çocuklarımız, okuldan getirdikleri karneleri getirip “bak baba karneme” dedikleri zaman, alacağımız o büyük karneyi, amel defterimizi düşünmemiz lazım. Büyük, küçük demeden her şeyin yazıldığı, iyiliklerin, sevapların, kötülüklerin, günahların tek tek yazıldığı bir karneden bahsediyorum.

O büyük karnenin dağıtıldığı gün, kimi yüzler parlak, kimi yüzler bedbaht olacak… Şimdi soruyorum: O gün yüzümüzün parlak, karnemiz sağ taraftan verilsin istemez miyiz?

O halde Değerli Mü’minler!

Ahiret hayatına benzer, dünya karnelerini biz okulda okurken aldık. Şimdi çocuklarımız bu karneleri alıp, bize getiriyorlar…

İşte o karnelere bakarken size tavsiyem, alacağımız ahiretteki o büyük karneyi, amel defterini unutmayalım.

O karneye bakarken, ahirette alacağımız o büyük karneyi düşünelim. Bakın Cenab-ı Allah Hakka suresinde hesap gününden bir sahneyi gözlerimizin önüne seriyor ve şöyle diyor:

18 - O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz, öyle ki gizli bir haliniz kalmaz.

19 - Kitabı sağından verilen, "alın okuyun kitabımı.."

20 - "Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim" der.

21 - Artık o hoşnut bir hayattadır.

22 - Yüksek bir cennettedir.

23 - Ki o cennetin meyveleri sarkmıştır.

24 - "Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yeyin, için." (denir).

25 - Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke kitabım verilmeseydi de,

26 - Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim,

27 - Ne olurdu o ölüm, iş bitirici olsaydı.

28 - Malım bana hiç fayda vermedi.

29 - Gücüm de benden yok olup gitti."

30 - (Zebanilere şöyle denir): "Onu yakalayın da bağlayın."

31 - "Sonra cehenneme atın onu."

32 - "Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun."

33 - Çünkü o, büyük Allah'a inanmıyordu.

34 - Yoksula yedirmeye teşvik etmiyordu.

35 - Bu sebeple bugün burada onun candan bir dostu yoktur.

36 - Bir irinden başka yiyecek de yok.

37 - Onu günahkârlardan başkası yemez.

38 - Andolsun gördüklerinize,

39 - Ve görmediklerinize..

Kimisi için önemlidir görüntü, yapar her gün diyet. Kimisi için önemlidir din, tek düşüncesi ebediyet!

Hutbemin başında okuduğum ayeti kerimeyi tekrar hatırlayalım. Cenab-ı Allah İsra Suresinin 71. Ayetinde bize şöyle diyor:

“O zaman kitabı sağdan verilen kimseler, böylece kitaplarını okurlar. Ve (onlara) zerre kadar zulmedilmez (haksızlığa uğratılmaz).” (İsra 71)

Yarabbi! Bizleri kitaplarını sağ taraftan alanlardan eyle!

Not: Sait Çamlıca'nın "Karnesi Sağdan Verilenler" yazısından istifade edilerek, bazı ilavelerler 25.06.2010 Cuma Günü La Louviere Yavuz Sultan Selim Camiinde Cuma hutbesi olarak tarafımdan okunmuştur. 

Vehbi Akşit

 

 

 

Aydın Gökçe Bey'e Teşekkür
Sitemize Vaaz Ansiklopedisi olarak eklediğim bölüm Aydın Gökçe'nin Almanya'da görevli iken çeşitli kaynaklardan yaptığı vaazları alfabetik sıraya almasıyla oluşmuştur. Kendisine teşekkür ediyorum.
Bu vaazlar ayrıca Dosyalar bölümünde de yer almaktadır. Vehbi Akşit
Vaaz Ansiklopedisi
Kutsal Su Zemzem
VAİZLER KÜTÜPHANESİ
Kur'ani Site
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 5°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.22022.2291
Euro2.76482.7759
Saat
Kur'an-İlmihal