• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/vaazdokumanlari/
  • https://www.twitter.com/@vaazsitesi
Üyelik Girişi
Vaaz Kategorileri
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam175
Toplam Ziyaret3961217
Site Haritası
Takvim
Vaaz Dokumanları

Ahmet Emin Seyhan

Ahmet Emin Seyhan
ahmeteminseyhan@gmail.com
Saygı İsteyen Sevgi Göstermeye Mecbur Değil Mahkûmdur!
25/05/2019

Saygı İsteyen Sevgi Göstermeye Mecbur Değil Mahkûmdur!

Bazı kimseler kendilerinden yaş, unvan veya makam olarak küçük olanlardan kayıtsız şartsız saygı beklemekte, ama kendilerinin o saygıyı hak edip etmediklerine hiç bakmamakta ve hiçbir öz eleştiride de bulunmamaktadırlar. Oysa onların bu yaptığı son derece çirkin ve yanlış bir davranıştır.

Misallerle ne demek istediğimizi açıklamaya çalışalım.

Örneğin bir öğretmen, öğrencilerini mezun ettikten sonra da onlardan saygı bekliyorsa, öğrencilerine karşı her zaman adaletli olmaya, onlara sevgi, şefkat ve merhametle davranmaya, arayıp sorduklarında veya mesaj attıklarında geri dönüp cevap vermeye, taleplerini elinden geldiğince yerine getirmeye mahkûmdur. Böyle yapmayan bir öğretmenin öğrencilerinden saygı beklemeye hiçbir hakkı yoktur ve olamaz. Zira o öğretmen, yetkilerine güvenerek ve bulunduğu konumdan/ makamdan aldığı güçle öğrencilerine tepeden bakmış, onları adam yerine koymamış, öğrencileri de işleri bitinceye kadar ona zoraki saygı göstermiş, ancak mezun olduktan sonra da o öğretmene büsbütün sırtlarını dönmüşlerdir.

Aynı şekilde bir öğretim üyesi, yüksek lisans veya doktora yapmasına vesile olduğu araştırma görevlisinden o öğretim üyesi olduktan sonra da kendisine saygı duymasını istiyorsa daha ilk başlarda o araştırma görevlisini insan yerine koymaya, onun “kişilik haklarına/ görüşlerine/ düşüncesine” saygı göstermeye, ona karşı sevgi, şefkat ve merhametle davranmaya mahkûmdur. Böyle yapmayan bir akademisyenin o araştırma görevlisinden ilerleyen yıllarda saygı beklemeye hakkı yoktur ve olamaz. Zira o öğretim üyesi, yetkilerine güvenerek o araştırma görevlisine zulmetmiş, ona tepeden bakmış, adam yerine koymamış, azarlamış, hakaret etmiş, o araştırma görevlisi de ona zoraki katlanmış, ancak öğretim üyesi olunca ve kadroya atanınca zoraki katlandığı hocasına derhal sırtını dönmüş, odasının kapısını dahi açmamış ve halini hatırını da bir daha sormamıştır.

Yine bir öğretim üyesi, aynı bilim dalında olması nedeniyle kendisinin yazdığı kitap, makale ve tebliğleri okuyan, bu nedenle de hocası olduğunu düşündüğü doktora öğrencisinden o “doktor, yardımcı doçent veya doçent” olduğunda kendisine saygı duymasını istiyorsa, o genç bu unvanları aldığında onu canı gönülden tebrik etmesini bilmelidir. Eğer o öğretim üyesi, onun bu unvanları aldığını duyduğu halde tebrik etmiyorsa, onu görünce sırtını dönüp gidiyorsa, görmezlikten geliyorsa o takdirde o genç akademisyen “doktor, doçent veya profesör” olduğunda bu kişiye hiçbir saygı göstermez; kaldı ki böyle bir tavır sergileyen “adamın (!)” da saygı beklemeye hakkı olamaz. Zira o öğretim üyesi, yetkilerine güvenerek o genç akademisyeni “doktor, doçent veya profesör” yaptırmamak için epey uğraşmış, onun görüşlerinden rahatsızlık duymuş, doçentlik jürisinde bulunan bazı kimseleri arayarak doçent olmasını engellemeye çalışmış, başka illere tayin edilmesini önlemek için iftiralar atmaktan bile çekinmemiştir. Bu nedenle o araştırmacı, alın teriyle çalışarak bu unvanları hak ettiğinde, daimi kadroya geçtiğinde kendisine husumet besleyen ve aleni düşmanlık eden bu ukala kimseyi/ kimseleri adam yerine koymamış ve onlara da hiçbir saygı duymamıştır. Çünkü bu tür bencil ve kibirli şahıslar hiçbir saygıyı hak etmemişlerdir. Dolayısıyla tebrik etme nezaketini göstermeyen, sırtını dönüp giden böyle hoca müsveddelerine hak ettikleri dersi vermek ancak ilkeli ve onurlu kimselerin yapabileceği bir iştir. Kaldı ki kendisini dev aynasında gören bu tür kibir abidesi tiplere karşı hak ettikleri dersi vermek, hadlerini bildirmek ve onları adam yerine koymamak da tevazuun bir gereğidir.

Sonuç olarak, yaş veya makamca büyük olanlar kendilerinden daha küçük olanlardan saygı bekliyor iseler, öncelikle o saygıyı hak edip etmediklerine bakmalı, kendileriyle yüzleşmeli, saygı beklemeye hakları olup olmadığını sorgulamalı, sonra da dürüstçe bunun cevabını kendi vicdanlarında vermelidirler. Onlar bu saygıyı hak etmediklerine kanaat getirmişlerse (bize göre böyle bir kanaate varmaları oldukça zordur, zira bu tiplerin vicdanı karardığı için özeleştiri yeteneklerini tamamen kaybetmişlerdir) saygı beklemekten vazgeçip yanlışlarını telafi cihetine gitmelidirler. Buna da yanaşmıyorlarsa ahirette yaptıklarının sonuçlarına katlanmaya şimdiden hazır olmalı, “Bu adam, bizi neden insan yerine koymuyor, sırtını dönüp gidiyor, huysuz ve geçimsiz adam!” gibi cümleler kurmamalı, “yersiz üzüntülere” kapılmamalı, iftira atmamalı, adım adım böyle bir sonu hazırlayanların kendileri olduğunu bilmeli ve sızlanmaktan da vazgeçmelidirler. (28.12.2018)

Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Emin SEYHAN                     

Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

 



343 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Müslümanların Hatalarına Bakıp İslâm’ı Suçlamak Zulümdür! - 25/05/2019
Müslümanların Hatalarına Bakıp İslâm’ı Suçlamak Zulümdür!
Dua Kaderi Şekillendirir! - 25/05/2019
Dua Kaderi Şekillendirir!
Müslümanlar İslam’ı Temsil ve Tebliğ Edebiliyor mu? - 22/04/2019
Müslümanlar İslam’ı Temsil ve Tebliğ Edebiliyor mu?
Devlet Desteği Olmadan Olmaz - 22/04/2019
Devlet Desteği Olmadan Olmaz
Bu Saçmalıklar Dini Konularda Delil Olamaz! - 22/04/2019
Bu Saçmalıklar Dini Konularda Delil Olamaz!
İlahiyat Fakülteleri Tekke/ Dergâh/ Zaviye Değildir - 22/04/2019
İlahiyat Fakülteleri Tekke/ Dergâh/ Zaviye Değildir
Ayrıntıları Dikkat Etmek Fark Yaratır! - 22/04/2019
Ayrıntıları Dikkat Etmek Fark Yaratır!
Diyanet’in Acilen Yapması Gereken Bir Görev! - 22/04/2019
Diyanet’in Acilen Yapması Gereken Bir Görev!
Din Görevlilerinin Cin Anlayışı Üzerine Bir Hatıra - 28/03/2019
Din Görevlilerinin Cin Anlayışı Üzerine Bir Hatıra
 Devamı
Aydın Gökçe Bey'e Teşekkür
Sitemize Vaaz Ansiklopedisi olarak eklediğim bölüm Aydın Gökçe'nin Almanya'da görevli iken çeşitli kaynaklardan yaptığı vaazları alfabetik sıraya almasıyla oluşmuştur. Kendisine teşekkür ediyorum.
Bu vaazlar ayrıca Dosyalar bölümünde de yer almaktadır. Vehbi Akşit
Vaaz Ansiklopedisi
VAİZLER KÜTÜPHANESİ
Hadislerle İslam
İslam Ansiklopedisi
Kur'ani Site
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Saat